eser's profile_۰۪۪۫۫E۰_۰۪۪۫۫S۪۫۰_۰۪۪۫۫...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    UTANÇ MEZARLIĞI

    Image and video hosting by TinyPic

    welkam efem welkam

    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics  Heey! Nerdeyim Ben?

     

    GÜVENME GÜZELLİĞİNE BİR SİVİLCE YETER

    GÜVENME ZENGİNLİĞİNE BİR KIVILCIM YETER..!!!

    BUGÜN DE ÖLMEDİM ANNE

    Yüreğimi bir kalkan bilip sokaklara çıktım
    Kahvelerde oturdum çocuklarla konuştum
    Sıkıldım, dertlendim ,sevgilimle buluştum
    Bu gün de ölmedim anne.

    Kapalıydı kapılar,perdeler örtük
    Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
    Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük
    Bu gün de ölmedim anne.

    Üstüme bir silah doğruldu sandım
    Rüzgar, beline dolandığında bir dalın
    Korktum, güldüm, kendime kızdım
    Bu gün de ölmedim anne.

    Bana böylesi garip duygular
    Bilmem niye gelir ,nereye gider?
    Döndüm işte; acı, yüreğimden beynime sızar Image and video hosting by TinyPicsrc="http://img129.imageshack.us/img129/5868/chicken2qe7hx2.jpg" border=0>
















    Bismillahirrahmanirrahim
    1- Yaratan Rabbinin adıyla oku!

    2- O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.

    3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.

    4- O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.

    5- İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

    6- Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.

    7- Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.

    8- Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.

    9, 10- Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

    11- Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,

    12- Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?

    13- Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,

    14- O adam, ALLAH’ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?

    15, 16- Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

    17- O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.

    18- Biz de Zebanileri çağıracağız.

    19- Hayır, sakın ona boyun eğme (ALLAH’a) secde et ve yaklaş.

     

     

    AyRıLıK VaKTi vs ....vs...

     
     

    Elime son kez aldim kagit kalemi,
    Bu sana son mektubum.
    Postaci son bir kez haber getirecek
    Benden sana.
    Canim bilirim aldirmazsin hiçbirseye,
    Ne sevgiye ne de hislere.
    Simdi elimde bir sigara var,
    Bugün çok içtim.
    Bilirim kizacaksin, "Içme demistim" diyeceksin,
    Ama ben yine ayni cevabi verecegim: Dertliyim.
    Son kez bu kalp derdinle dolu.
    Bu mektubumda
    Seni ne kadar sevdigimi
    Özledigimi yazmayacagim.
    Artik degistim ben.
    Senin umursamaz tavirlarindan biktim SERSERIM.
    Takmiyorum artik ben de seni.
    Hani bende bir resmin varya,
    Arkadasima verdim SERSERIM.
    Çok begenmis seni,
    "Al senin olsun" dedim
    Ama dikkat etmesini de söyledim,
    Olur ya çikarsaniz "Boynuzlamasin seni" dedim.
    Yüzünün seklini görmeni isterdim SERSERIM.
    Bu mektup digerine benzemiyr degil mi?
    Dün gece yiktin, öldürdün beni SERSERIM.
    Dilindeki hece bir kursun gibi saplandi yüregime.
    Tüm gece kanadi durmadan,
    Gözlerim doldu aglayamadim.
    Yataklara düstüm ne zamandir.
    Ama iyi oldu aslinda
    Seni umursamiyorum artik,
    Sen ne demistin SERSERIM.
    "Üzülme!"
    Üzülmüyorum zaten gülüyorum,
    Bu acilarin getirdigi mutsuzlugu seviyorum.
    Lanet olsun sana SERSERIM.
    Bu kadar degersiz miydi sevgim?
    Biliyorsun ben seni çok sevdim.
    Bu sana son mektubum SERSERIM.
    Yak istersen,istersen baskalarina okut.
    Ya da evet
    Içip içip agla,
    Ama sunu bil ki bu sana son mektubum.
    Bundan sonra hain yazar mezar tasinda
    Bir ölüsün artik sen hatiralarimda....

    SeRSeRiDeN CeVaP...!

     

    Bugün hiç beklemedigim bir anda,
    Mektubunu aldim GÜZELIM.
    Son mektubum demissin, inanmam
    Sen dayanamazsin bensizlige,
    Erirsin,bitersin günden güne.
    Bak ne diyorum GÜZELIM
    Gönlün olsun,birkaç gün daha çikalim
    Sevinirsin belki.
    Hediye olur ya da bir elma sekeri.
    Sen bensiz yapamazsin GÜZELIM.
    Seni öptügüm o ilk ani hatirla,
    Nasil da çocuklar gibiydin,
    Bayilacaksin diye korkmustum GÜZELIM.
    Ben senin gibi neler geçirdim elimden,
    Bilirim haberim yok sevmeden, sevilmeden.
    Sen beni gerçekten sevdin mi GÜZELIM?
    Sana bu mektubu meyhaneden yaziyorum,
    Biraz önce birkaç çocuk dövdük GÜZELIM,
    Onlarin serefine içiyoruz.
    Bak GÜZELIM!Ben sana ne demistim hatirlamiyorum
    "Üzülme" yazmissin
    Sahiden dedim mi?
    Içkiliyken herhalde, bilirsin.
    "Yiktin" yazmissin
    Sahiden yikildin mi?
    Umursamazsin sanmistim
    Takmazsin diye ummustum,
    Ama madem beni umuttun,
    Bu sana son sözüm olsun
    Ben de seni sevdim haberin olsun GÜZELIM.

    KıZıN aRKaDaSıNDaN SeRSeRiYe...!

     

    Seni tanimiyorum serseri,
    Ama arkadasim seni çok sevdi.
    "Son mektup" demisti dogru,
    Hem o seni çoktan unuttu.
    Seni çok begendim be serseri,
    Belki seversin, belki de...
    "Güzelim" demissin bizimkine,
    Ben de seni zevkli bilirdim.
    Ben ondan daha güzelim.
    Bak serseri!
    Ben seni ondan daha çok severim.
    Telefon numarami yaziyorum,arkada,
    Onu aradigin gibi beni de ara.
    Ayrica senin güzel gariplesti bu ara
    "Kalbim agriyor" diyor,
    Doktor bir teshis koyamiyor.
    Aman canim o da bir baska,
    Aglasa da gülüyorum der etrafa
    Sakin unutma beni ara.

    SeRSeRiDeN aRKaDaSa...!

     

    Bak kizim ben seni sevmedim daha en basta,
    Ben güzelimi sevdim herseyden çok.
    O bana "serserim" derdi canindan koparcasina,
    Sen ise "serseri" diyorsun sokakta kalmisçasina.
    Senin gibi arkadas olmaz olsun.
    Güzellige gelince,kimse yarisamaz benim GÜZELIMLE.
    Simdi birak bunlari "son mektup" derken yalan sanmistim
    Daha beter içer oldum,
    Her gece sarhosum.
    Bir daha ki mektupta güzelimden bahset bana.
    Simdi gerçekten mutlu mu?
    Yoksa baskasini mi seviyor?
    Hasta demistin,kalbinden hasta
    Yoksa bu ask hastaligimi?
    Benden baskasi ile...
    Çabuk yaz arkadas
    Herseyi arkadas, herseyi anlat bana.
    Anladim ki yasayamam ben onsuz bu dünyada.

    aRKaDaSTaN SeRSeRiYe...!

     

    Afedersin serseri yanlis yapmisim ben,
    O seni gerçekten çok sevmis.
    Son nefesinde bile adini söyledi,
    Yüregim parçalandi,anlayamazsin.
    éSERSERIM" deyisini duysaydin gözleri kapanirken.
    Askin öyle sarmis ki bedenini
    Kaybedince, yasayamadi öldü iste.
    Son mektunda ne yaptin?
    Içip içip agliyor musun?
    O simdi mezarinda huzurlu yatarken,
    Yilanlara bile seni anlatir süphen olmasin.
    Zaten mezar tasinda
    "SENI SEVMISTIM SERSERI"
    Yazisini görünce anlarsin.
    Belki bir umut vardi yasamasinda,
    Ama senin de ciddi olmandi.
    "Birkaç gün çikalim" demissin ona.
    "Elma sekeri olur" demissin.
    Iste o vurdu senin güzelini,
    Indi zavallicigin yüregine.
    Simdi mezarinda derin bir uykuda,
    Sevgisi de sonsuzlasti onunla.
    Aslinda o hiç istemedi öldügünü bilmeni
    Ama dayanamadim yazdim iste.
    Simdi ne yaparsin,nasil yasarsin?
    Içer misin, adam mi döversin?
    Sen de onu sevmissin öyle yazmissin,
    Öyleyse birak askiniz yasasin.

    SeRSeRiNiN oDaSıNDaKi NoT...!

     

    .:.SANA GELIYORUM GÜZELIM,
    SENI SEVIYORUM GÜZELIM.:.
     

     
     
     
    Bu dilek ve dualar sizler ve kendim için.Yüreği sadece iyilikle çarpanlar için....
     
    Sevdiğim kim varsa, kendim de dahil, sevebileceğim herkes de dahil...
    Sağlığı iyi olsun. Kalbi ritmini çalsın.
    Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun. Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın.
    Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından güç eksik olmasın.
    Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın.
    Sevdikleriyle birarada olsun. Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine
    baksın.
    Lafları birbiriyle başlasın.
    Nesi varsa, bölüşücek biri olsun; nesi yoksa, bulup getiricek biri olsun.
    Bu birileri az ama öz olsun.
    Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın.
    Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın.
    Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. Onun yeri ayrı olsun.
    Onu soysun, başucuna koysun ama yalan uydurmasın.
    O herşeyine, her haline tek tanık olsun.
    Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun. Duyguların hepsi onda olsun.
    Kalbi buna teslim olsun. Bütün şarkılar onu anlatsın.
    Aşık olsun, sırılsıklam olsun. Kurumasın.
    Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun.
    Başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın.
    İbadet eder gibi, bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi, onu yapıp dursun.
    Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün.
    Daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün.
    O başkalarının bunu gördüğünü, dış gözüyle görsün, iç gözüyle işine baksın.
    Neşesi bol olsun.Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin.
    İçinde birşey durup durup zıplasın.
    Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın.
    Gürültü çıkarsın. Saçma şeyler söylesin.
    Çocuklukta en şımardığı ana, sık sık gidip gelsin. Nereye gidip geldiği bilinmesin.
    Değiştirmek istedikleri değişsin.İçte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın.
    Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın. Kapıda hep kamyonu dursun.
    Dilediği yere taşınsın.
    Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun.
    Bileği, bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin.Birşey ona sürpriz olsun.
    Günlerinden birgünü, bir pakete sarılı olsun.
    Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın.
    Bu gün üçyüzaltmışbeşten herhangi biri olsun.
    Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın.
    Öyle tahmini mümkün olmayan birşey olsun ki bu, hayatın zekasını anlatsın.
    Bir hayali gerçek olsun. Bir hayale gözünü yumsun.
    Peşinden koşup, onu sobelesin. Hayalini kendinden saklamasın.
    Bir çizgi filmde olduğunu, herşeyin mümkün olduğunu unutmasın.
    Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun.
    Duası gerçek olsun.Her kelimesine şükretsin.
    Tek satırına nazar değmesin.
    AMİN...
     
     
     
    ayrılık vakti 
     

    Hayati Her Zaman Bir Sınava Benzettim

    Her Sinava Girdigimde Bos Kagit Verdim

    Duygularimin Dili Olsada Kendimi İfade Edebilsem

    Hersey Anlamsiz Hersey Sacma Ve Hersey Basit Gelir Oldu.

    Bir Hayat Felsefesi Cizmistim Sana Ve Bana

    Labiretlerin İcine Düsme Diye

    Siper Ettim Acılara Kendimi

    Seni Kurtarmaya Calisirken Ben Yikildim

    Hücreye Benziyen Bir Oda ,Günesi Olmayan Bir Sabah

    Veee Bir Sigara İste Hayatima Yön Veren 3 Sey

    Sessizligine Yenildim…

     

    Günes Dogudan Doguyor Peki Neden Doğu Karanlik

    Ve Biliyorum Günes Yarin  Sabah Yine Doğacak

    Ama Benim Aşkim Dogmamak Üzere Batmis.

    Ay Gülümsedi Bu Gece Yüzüme

    Bakislarim Rehber Oldu Sözlerime

    Ne Günesin Dogusunu Ne de Ayın Bana Gülümsemesini İstemiyorum Artık.

     

    Öfkem Sinirimden Degil,Öfkem Beni Kallesce Satmandandir.

    Saniyeler Saatleri, Saatler Günleri Kovalıyor

    Maziye Cizgi Cektim Ancak Beynim Bunu Almiyor

    Yaşanan Hersey Hayal Gibi Görünüyor

    Ama Gözlerime Klavuz Gerekmiyor

    Ne Gerek Var Ki  Herseyi Karalamaya

    Ne Gerek Vardı Ki  Herseyi Unutup Kacmaya

     

    En Cok Neyi Özledim Biliyormusun?

    Cocuklugumu,Okul Sıramı Ve Kaybettigim Kendimi.

    Seni Özlemedim

    Cünkü Sen Seni Özlemem İcin Birsey Yapmadin.

    Okul Sıramla Derdimi Paylaşırdım

    Cocukken Düşlerle Yasardim

    Kendimleyken Kendimi Severdim

    İşte Sen Bu Üc Sey Kadar Değerli Olamasın

     

    Sana Bir Müjdem Var…! Gözün Aydın.

    Artık Yaşlandim.

     Dizlerim Tutmuyor,Ellerim Titriyor Ve Yürüyemiyorum

    Mevsimler Geçmezdi Ama Sen Sonbaharımı Erken Getirdin

    Saçlarıma Aklar Düsürdün.

    Her Sonbahar Bir Bitişin Zirvesidir

    Ve Bende  Zirveme Yetiştim.

     

    Gülüp Gecesin  Diye Yazmadım Bu Sözleri Sana

    Bir Gün Gelir de Dinler Ve Bir Dakika Olsa Bile

    Bir Zamanlar Beni Tüm Yüregiyle Seven Biri Vardı Diye

    YAZDIM  BU SÖZLERİ SANA…! 

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Simdi Gidiyorsun...Git...!

     

     

     

     

     

    Şimdi gidiyorsun!...Git!
    Oysa senden tek bir damla istemiştim
    Sana kocaman bir deniz sunmak için...
    Şimdi gidiyorsun!...
     
    Git!
    Ne zaman başladı bu hikaye

    Anımsamak zor...
    Gençtim
    Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım...
    Komazdı öyle üç-beş nöbetleri...
    Geceler içimi acıtmazdı böyle...

    Bir insan bu kadar eksilebilir mi!
    Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı
    Bu şehrin biryerlerinde...
    Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona...
    Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin!...
    O adam bendim unuttun mu!
    Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu ama!
    Seni unutamadı
     
    İşin kolayına kaçmadım...
    Uğruna ölmedim yani

    Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep!
    Sen bunu da bilmedin!...
    Ben bir bakışına bin anlam yükledim!...
    Sen aşka kestirmeden gittin!...
    Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma
    Şimdi gidiyorsun!...
    Git!


    Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden
    Bütün ışıklarımı söndürüyorsun!...

    Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun
    Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun!...
    Yazıklar olsun yazıklar olsun!!!
    Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor!...
    Hani sen sevdiğini
    Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin
    Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin!
    Uzun lafın kısası yoktur
    Anlatacağım çok şey var...

    Hoyrat bir rüzgar gibi geldin...
    Aklımı hayatımı dağıttın!...
    Şimdi gidiyorsun!...
    Git


    Daha ayrılığa bile çarpmadan
    Aşk bize döndü!
    Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri
    Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil
    Ama sana dokunmak da yasak bana!...
    Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır
    Sen var ya sen!

    Yani şimdi
    Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı!
    Yani şimdi başkaları mı sevecek seni
    Ben saçlarını okşadığım zaman
    Ellerin öksüz kalırdı...
    Şimdi gidiyorsun git!!!
     
     
     
     
     
     
     
     
     

     

    sny

     

    website visitor counters

    gerekli.....

     


     

     

     

                                            birer birer silinir aklımdan herşey

    sadece kendimle başbaşayım

    ne acıları yaşamak isterim,

    Nede sevdaları,

     Duygusallığım alıp götürür beni,

     Bir geceyi düşünürüm,

     bir de o gecenin matemini,

    Sessizliğimi de çekerim içime doğru,

     Düşlerimin aynası olur yalnızlığım,

    Açmadıkça o güzel çiçekler,

    Kaybolacak içimden ruhum,

     Karışacağım kendime,

    Kalacağım yine yalnızlığa,

    ........! 

    Image hosted by Photobucket.com

    oyun oyna stres at

    oyunlar


    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
    Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları Oyun Oyna, Aksiyon Oyunları Oyunları
     

    tarihi evlerimiz

    Image and video hosting by TinyPic

    Image and video hosting by TinyPic 

     

    Yepyeni Osmanlı sokakları Eskişehir Odunpazarı

     
     
    Osmanlı’dan günümüze kadar ayakta kalmayı başarabilmiş eski tarihi evler ve bunlardan oluşan mahalleler zaman içinde yok olup gitti. Ayakta kalmayı başarmış ve restore edilmiş olanların sayısı da çok az. Eski Osmanlı evleri denilince herkesin aklına Safranbolu, Beypazarı veya İstanbul’daki Soğukçeşme Sokağı geliyor. Şimdi bu evlere Eskişehir Odunpazarı Evleri de eklendi. Bir hafta sonunda Eskişehir’e gidip, geçmişten günümüze bir köprü olan bu evleri görün.

    Modern hayatın içinden bir anda çıkıp kendinizi Osmanlı sokağında bulmak ve 100 yıl öncesinin evlerinin birinin içinde olmak istemez misiniz? Bu hiç de zor değil. Geçmişle gelecek arasında gidip gelmenizi sağlayan bu ortam, Eskişehir’in Odunpazarı semtinde gerçek oldu. Osmanlı’nın en güzel mimari özelliklerine sahip Odunpazarı evleri, restore edilerek artık günyüzüne çıktı.

    Bölge, 1973 yılından beri birinci derece sit alanıydı ve koruma altındaydı. Odunpazarı Belediyesi, sahip olduğu kültürel ve kentsel mirası gelecek nesillere aktarmak için, "Odunpazarı Evlerini Yaşatma Projesi" adı altında 2005 yılında işe koyuldu. Bu projeye başta Kültür Bakanlığı olmak üzere, Anadolu Üniversitesi Mimarlık Bölümü, sivil toplum kuruluşları, Vakıflar Genel Müdürlüğü de destek verdi. Proje çerçevesinde sadece evlerin restorasyonu değil sokakların altyapıları da yapıldı. Bazı evlerde restoran açılması, bazılarının otel haline dönüştürülmesi planlandı. Bir başka deyişle bölge iç ve dış turizme hazırlandı. Belediye tarafından uygulanan sokak sağlıklaştırma projesi, geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği 1’inci Ulusal Mimarlık Koruma Ödülü’nü de kazanmıştı.

    ULAŞIM ÇOK KOLAY
     

    Karayolu ve demiryollarının çoğu Eskişehir’den geçiyor. Bu nedenle ulaşım çok çeşitli ve kolay.

    (ESKİŞEHİR GAR YER ALTINA ALINIYOR. Eskişehir içindeki şehir ulaşım yollarının mevcut demiryolu hatlarını farlı noktalarda kesmesi nedeniyle, mevcut hemzemin geçitlere çözüm getirilmesi amacıyla Eskişehir Geçişinin yer altından sağlanması planlanmıştır. Eskişehir Gar'daki mevcut Yük ve Depo Merkezlerinin kent dışına çıkarılarak müşterilere daha etkin bir hizmet sunulması kapsamında Eskişehir Gar'da yapılan yük elleçleme ve depo bakım hizmetlerinin Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi mevkiindeki Hasanbey'e nakledilmesi planlanmıştır. Eskişehir Gar geçişi projesi toplam 3,5 km . uzunluğunda olup, 2251 m si kapalı kesit, 1251 m si ise U kesitli yarmadan oluşmaktadır.

    •  Tünel içinde;
    •  2 adet hızlı tren hattı,
    •  2 adet konvansiyonel hat,
    •  1 adet yük hattı
    •  olmak üzere 5 hat yapılacaktır.
    •  U kesit içi ise 2 hızlı ve 1 konvansiyonel olmak üzere 3 hat olarak dizayn edilmiştir. )Dilerseniz özel aracınızla veya otobüslerle dilerseniz de trenle Eskişehir’e ulaşabilirsiniz. Eskişehir’e gidince rotanız doğruca Odunpazarı semti olsun. Semt kentin güneyindeki tepe üzerinde, eşsiz tarihi dokusuyla geçmişle günümüz arasında bir köprü gibi duruyor. Bölgede birçok sivil ve dini mimari eser bir arada.

    Önce Kemal Zeytinoğlu Caddesi üzerindeki Karakamil İletişim Merkezi’ne uğrayın. Buradaki sanat tarihçisi ve restorasyon görevlisi güleryüzlü genç kızlar size bilgi verecek, bölgenin geleneksel dokusunu anlatacaklar.

    Bilgilenip broşürlerinizi de aldıktan sonra binadan çıkıp karşı kaldırıma geçin. Paşa Mahallesi Kurşunlu Külliyesi tam karşınızda. 1512’de Kanuni Sultan Süleyman’ın sultanlığı döneminde Sadrazam Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Kurşunlu Külliyesi’nin ortasında şadırvan, sağda menzilhane ve kervansaray, solda aşhane, tam karşıda cami, büyük kubbeli semahane, medrese bölümleri var. Burasının Mevlevi Tekkesi olarak kullanıldığı biliniyor. Ayrıca kütüphane ve aşevi bulunuyor. Birçok Mevlevi şeyhinin türbeleri, burayı dini turizm açısından önemli hale getiriyor.

    Külliye’den çıktıktan sonra 50 metre ileride projenin diğer önemli adımlardan biri ve 19. yüzyıl sivil mimarisinin önemli bir örneği olan Yeşil Efendi Konağı’nı göreceksiniz. Dede Mahallesi’nde bulunan ve Bağdadi tarzda inşa edilen yapı, özellikle tavan, kapılar ve dolaplardaki ahşap işçiliğinden dolayı Türk evleri içinde özel bir yere sahip. Bugünlerde Osmanlı Evi, müze ve restoran olarak hizmet vermeye hazırlanıyor.

     ESKİŞEHİR'İN DİĞER İLLERE MESAFE CETVELİ

    Gidilecek Yer Mesafe (KM)
    Kütahya 78
    Balıkesir 300
    Manisa 394
    İzmir 412
    Çanakkale 420
    Denizli 363
    Aydın 489
    Muğla 509
    Bursa 149
    Sakarya 182
    Yalova 206
    Kocaeli 219
    İstanbul 330
    Tekirdağ 462
    Kırklareli 539
    Edirne 558
    Afyon 146
    Isparta 307
    Burdur 308
    Antalya 430
    İçel 681
    Adana 688
    Osmaniye 775
    Kahramanmaraş 815
    Hatay 880
    Aksaray 443
    Nevşehir 499
    Düzce 251
    Bolu 296
    Zonguldak 365
    Karabük 425
    Bartın 454
    Kastamonu 478
    Amasya 569
    Sinop 672
    Samsun 652
    Ordu 817
    Giresun 861
    Trabzon 998
    Gümüşhane 1021
    Bayburt 1030
    Rize 1073
    Artvin 1232
    Bilecik 80
    Uşak 219
    Ankara 233
    Kırıkkale 310
    Konya 338
    Kırşehir 408
    Çankırı 420
    Karaman 451
    Yozgat 452
    Çorum 477
    Kayseri 542
    Niğde 564
    Tokat 632
    Sivas 676
    Malatya 883
    Gaziantep 895
    Erzincan 922
    Kilis 934
    Adıyaman 979
    Elazığ 984
    Şanlıurfa 1032
    Tunceli 1052
    Erzurum 1110
    Bingöl 1128
    Diyarbakır 1135
    Mardin 1219
    Batman 1234
    Muş 1238
    Ağrı 1291
    Kars 1311
    Siirt 1321
    Bitlis 1321
    Ardahan 1338
    Şırnak 1398
    Iğdır 1402
    Van 1461
    Hakkari 1634

     


    Image and video hosting by TinyPic FİLM PLATOSU GİBİ

     
    Konaktan çıkınca tam karşıda eski bir dükkanda mesleğini icra eden kalaycıyla geçmişe bir kez daha dönüyor, Beyler Sokağı’na giriyorsunuz. Belediye bu sokaktaki 27 evi restore etmiş. Dar sokak boyunca bitişik nizam yapılmış evler rengarenk boyalarıyla sizi bir film platosuna götürüyor sanki. Evler genellikle 2-3 katlı. Alt katları kiler, depo, kömürlük, ambar olarak kullanılmış. Cephelerinde küçük pencereleri var. Üzerlerinde geometrik motifler bulunan sokak kapıları genellikle at arabasının girebilmesi için iki kanatlı. Alaturka kiremitli ahşap çatılar, işlemeli saçaklar, köşe kırmalı duvarlar bu evlerin belirgin özellikleri. Avlu veya bahçeler evleri birbirinden ayırıyor. Duvarlar moloz taş, taşıyıcı duvarlar ahşap iskelet arası kerpiç ya da tuğla dolgudan yapılmış.

    İlginç evlerden biri de Hafız Ahmet Efendi Konağı. 1717 tarihli. Yüksek bahçe duvarıyla çevrili. Bahçe kapısından önce avluya sonra eve giriliyor. Klasik Türk evi temasında. Kurşunlu Camii’nde 22 yıl imamlık yapan İmam Hafız Ahmet Efendi’nin konağı o yıllarda resmi nikah olmadığı için imam nikahlarının da mekanı olmuş. Aynı zamanda bir lületaşı ustası olan Hafız Ahmet Efendi bu yeteneğini çocuklarına ve torunlarına öğretmiş. Konakta oturan 52 yaşındaki akrabaları Gülsen Cengiz, Hafız Ahmet Efendi’nin torunlarının yaptıkları lüle taşı asayı Eskişehir’i ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk’e hediye ettiğini, asanın halen Anıtkabir Müzesi’nde sergilendiğini belirtiyor. Konakta restoran da var.
    Image and video hosting by TinyPic 2 MİLYAR YTL HARCANDI
     

    Yürümekten yorulursanız, oturun semtin kahvehanelerinden birine, alın elinize susamlı bir simit ve çay söyleyin. Bir yandan evlere bakarken diğer yandan çevredekilerle sohbet edin. Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi kapsamında başlatılan çalışmalar için 2 milyar YTL harcandığı söyleniyor. Beyler Sokağı’nda başlayan restorasyon ve sokak sağlıklaştırma projesi sırasında 27 evin çatı ve dış cephe restorasyonu yapıldı. 2007 yılı sonlarında sekiz mahalledeki toplam 100 ev elden geçirilmiş olacak.
     

    lüle taşı

    Image and video hosting by TinyPic Image and video hosting by TinyPic

    Dünya rezervinin yüzde 70'i Türkiye'de bulunan 5000 yıllık bir doğa harikası mineral. Yüzyıllardır dışarıya ihraç ettiğimiz, tanımadığımız ve kıymetini bilmediğimiz bir cevher. Usta ellerde yeniden hayat bulan bu gizemli taşı ne kadar tanıyoruz? İşte Avrupa ülkelerinde deniz köpüğü adıyla bilinen lületaşının öyküsü…

    Lületaşı magnezyum ve silisyum esaslı ana kaya parçalarının yerin değişik derinliklerindeki başkalaşım katmanları içinde, hidrotermal etkilerle hidratlaşması sonucu meydana gelir.

    Lületaşının bilimsel ismi sepiyolittir. Sepiyolit 2 MgO, 3 SiO2, 2 H2O bileşiminde magnezyum silikat mineralidir. Kuru iken suda yüzer. Sertliği 2-2,5, yoğunluğu 1-2gr/cm3 arasında değişmektedir. Nemli olduğunda kaygan görünümlü, çok ince taneli, kile benzer, kompakt ve beyaz krem renklidir. Lületaşının toprak içindeyken temizliğini, çıkarıldıktan sonra kolay işlenmesini gözenekli yapısının tuttuğu bu doğal nem sağlar. Doğrudan ya da işlendikten sonra kurutulan lületaşı kaybettiği nem arasında hafifler ve önemli bir direnç kazanır.
    Elektromikroskop çalışmaları sonucu iki türlü sepiyolite rastlanmıştır; Alfa ve Beta sepiyolit. Alfa sepiyolit olan lületaşı bir yarı kıymetli taşken, beta sepiyolit olan sepiyolitik kil bir sanayi madenidir.

    Lületaşı uzun yılların denemeleri sonucu 6 cinse ayrılmıştır. Bu cinslerde aralarında çeşitli türlere ayrılmış bulunmaktadır. Bu ayrımın ana cinsleri önem cinsleri şöyle sıralanabİlir.
    1-SIRALAMALI- Pipo yapımında kullanılır.
    2-BİRİM BİRLİK- Biblo ve pipo yapımında kullanılır.
    3-PAMUKLU- Kadın piposu yapımında kullanılır. (Pipo yapımına en elverişli türdür)
    4-DANELİ- Kadın piposu yapımında kullanılır.
    5-ORTADÖKME- Tespih yapımında kullanılır.
    6-CILIZ- Nikotin emici astar yapımında kullanılır.
    Cılız dışında kalan çeşitler kendi aralarında da ayrıca 12 şer çeşide ayrılırlar. Her cinsin 1'den 7'ye kadar olan türleri iyi 7-10 arası orta 10-12 arası türler düşük kalitelidir.

    Lületaşı Pipolar
    Lületaşı pipolar keşfinden bu yana, tiryakiler arasında lüks pipo olarak görülmüştür. Gerçek bir tiryaki bir gün ona sahip olmak ister. Görünüm ve lezzet açısından şarap gibi zaman geçtikçe gelişir ve eskidikçe değerlenir. Çok hafiftir ve kendine özgü bir kokusu vardır.

    Lületaşı nasıl işlenir?

    Madenden çıkarılan lületaşı temizlenir. Özel bir süreçle yumuşatılan lületaşı, özel bir bıçakla oyularak pipo haznesi haline getirilir, özel bir cins su kamışıyla parlatılır. Daha sonra ispermeçete ve balmumuna daldırılarak sertleştirilir. Son aşamada da pipo haznesine sapı takılır. 

    eskişehir

    Şehirlerin her zaman kendilerine has ruhları oluğunu düşünürüm. Bir şehirden belki bir parça keyif, belki bir parça hüzün, belki bir parça mutluluk alabilirsiniz. Eskişehir'den alabileceğiniz ise, büyük bir parça huzurdur.

    Tren yolculuklarını sever misiniz?

    Eskiden "Kara Tren" denirmiş, sevenleri birbirinden ayırdığı için olsa gerek. Tren istasyonları, ayrılıkların hüznü, buluşmaların sevincinin yaşandığı nice duygulara tanıklık etmiştir. Zaman içinde istasyonlardaki yaşanan duygular değişemese de trenlerin rengi ve konforunda oldukça büyük değişimler yaşandı. Özellikle İstanbul'dan kalkan ve Eskişehir'e 4 saatte ulaşan Başkent Ekspresi trenlerin en modern olanı. Hem diğer ulaşım araçlarına kıyasla daha uygun fiyatlarla hem de konfor içinde yolculuğunuzu tamamlamak isteyenler için trenler oldukça iyi bir tercih. Trenle bir çok ulaşım aracının artı ve eksi yönleriyle kıyaslanabilir ama bana göre trenlerin en büyük artısı yolculuklarınız sırasında oturmaktan sıkıldığınızda kompartımanların arasında yürüyüşe çıkmanızdır. Trenlerde bulunan yemekli vagonda ise bir taraftan camın arkasından geçtiğiniz yerlerin manzarasını içinize çekerken bir yandan da afiyetle yemeğiniz yiyebilirsiniz.Image and video hosting by TinyPic   tren seferlerini görebilmek için:tıklayınız

    Eskişehir bildiğiniz gibi Türkiye'nin en büyük üniversite kampüsü olan Anadolu Üniversitesi'ne sahip bir şehir. Yolunuz Eskişehir'e düşerse ilk ziyaret edeceğiniz yer Anadolu Üniversitesi kampüsü olmalıdır. Geleceğin kurucuları gençlerin, ışıl ışıl parlayan gözlerini görmek, onların neşesine, merakına, heyecanına tanıklık etmek ve gelişmiş bir eğitim kurumunun hoş bahçesini, geniş alanını görmek isterseniz üniversite kampüsünü mutlaka ziyaret etmelisiniz.

    Anadolu Üniversitesi'nin Eskişehir'in gelişimine büyük katkıları oldu. Şehir, üniversite sayesinde resmen öğrenciler tarafından istila edilmiş bir hal aldı. Çok güzel bir öğrenci şehri olarak kabul edilen Eskişehir, öğrenciler sayesinde gerek yaşam standartı, gerek yemek tarzı, gerek alışveriş kültürü, gerek de pahalı bir şehir olmamasıyla modern ama bir o kadarda özünden bir şey kaybetmemiş bir şehir olarak geliştikçe gelişti ve hala da gelişmeye devam ediyor.

    Image and video hosting by TinyPicKimilerine göre Eskişehir ufak bir şehir. Eğer bir şehri sadece merkezinden ibaret olarak düşünüyorsanız size küçük gelebilir. Ama unutmayın Eskişehir, Türkiye'nin en büyük illerinden biri. Ayrıca son zamanlarda Eskişehir'e gidenler bilir, biraz merkezin dışında kurulan küçük küçük sitelerle, sınırlarını aşma yolunda hızla ilerliyor.

    Eskişehir'in yaşam tarzı ve modern alanlarından sonra merkezine de bir göz atmakta yarar var. Kışın ayaz soğuğu sayesinde donmasıyla meşhur olan Porsuk Çayı'ndan bahsederek başlayabiliriz. Özelliklede temizlenmiş ve üzerinde motorlarla gezi yapılabilen Porsuk Çayı için Venedik yakıştırması belki biraz abartı olur ama en azından gözünüzde bu muazzam manzarayı canlandırmanıza yardımcı olur. Küçük motorlarla gezi yapmanızı ve özellikle Porsuk Çayı'nın gece renkli ışıklarla aydınlatıldığında enfes olan görünüşünü seyretmenizi tavsiye ederim. Image and video hosting by TinyPic

    Gelişiminden bahsederken Eskişehir'de yeni kurulan tramvay hattını da unutmamak gerekiyor. Otogardan başlayan tramvay Osmangazi ve Anadolu Üniversitesi'nden SSK'ya kadar gidiyor. Tramvayın trafiğe kapalı olan Doktorlar Caddesi'nde bir ileri bir geri hareket etmesi modernliğe atılan büyük bir adım gibi seriliyor gözler önüne...Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicEskişehir'de, modernleşme kavramından anlaşılan sadece teknolojik gelişimler değil. Şehir yavaş yavaş adeta bir kültür mozaiğine dönüşüyor. Sokaklarda bulunan heykeller, yeni açılan tiyatro ve gösteri merkezleri ile Eskişehir, kültür alanında da değişimin yeni yüzü gibi...

    Modernlikten bahsetmişken son moda cafelerden, hoş dekorasyonlu restoranlardan bahsetmemek olmaz tabii. Yemek yiyebileceğiniz ya da keyifli dakikalar yaşayabileceğiniz nezih mekanlar arıyorsanız adresiniz; Kızılcıklı ve Doktorlar Caddesi olmalıdır. Birbirine dikey bulunan bu iki cadde adeta Eskişehir'in kalbi gibidir. Burada lüks restoranlar, hoş cafeler ve alışveriş yapabileceğiniz mağazalara rastlayabilirsiniz. Eğer hoş bir mekan arıyorsanız; Porsuk Çayı'nın manzarasında bulunan cafelerden bir tanesine oturup çayınızı yudumlayabilirsiniz.

    Eğlence Hayatı Hiç Yabana Atılacak Gibi Değil
    Eskişehir eğlence hayatı konusunda da hiç yabana atılacak bir şehir değil. Özellikle eskiden meyve hali olan fakat sonradan restore edilip hoş bir eğlence mekanına dönüştürülen Haller Gençlik Merkezi, arnavut kaldırımlı zemini, tavanda bulunan büyük avizesi ve orta kısmındaki masaları ile çok nezih ve gidilesi bir yer. Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

    Eğlenmek için canlı müzik yapan bir yer arıyorsanız, Hayal Kahvesi bu konuda tam size göre bir yer. Açık ve kapalı bölümleri bulunan mekanda, kış aylarında olmamız ve Eskişehir'in kuru soğuğu nedeniyle kapalı olan bölümünü tavsiye ederim. Girişte belli bir ücret ödenen mekanda gençler ve kendini genç hissedenler için eğlenceli bir yer.




    Eskişehir'in modernliğinin içinde kaybolmamış özellikleri de yok değil. Özellikle Eskişehir kaplıcaları ile meşhurdur. Hamamlarında şifa aramak ya da sadece sıcak suyun rahatlatıcı etkisine kendini bırakmak isteyenlere Hamam Yolu Caddesi'ne uğramalarını öneririm.

    Şehrin bir diğer özelliği olan lüle taşı ise evinize dönerken sevdiklerinize armağan edebileceğiniz bir hediye olacaktır. Esnaf Sarayı adı verilen 3 katlı alıveriş merkezinde lüle taşı satan bir çok mağaza bulabilirisiniz. Tespihler, çeşitli objeler ve özelliklede pipolar orijinal ve çok güzel.

    Gelişim ve değişim sizi heyecanlandırıyorsa, koşuşturmaca, stres ve kalabalığın varolduğu büyük şehirlerden yorulduysanız, büyük bir parça huzur bulabileceğiniz bir yere gitmeye ihtiyacınız varsa Eskişehir tam size göre...Image and video hosting by TinyPic 
     

    sohbet