eser's profile_۰۪۪۫۫E۰_۰۪۪۫۫S۪۫۰_۰۪۪۫۫...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
welkam efem welkam
Yüreğimi bir kalkan bilip sokaklara çıktım Kahvelerde oturdum çocuklarla konuştum Sıkıldım, dertlendim ,sevgilimle buluştum Bu gün de ölmedim anne. Kapalıydı kapılar,perdeler örtük Silah sesleri uzakta boğuk boğuk Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük Bu gün de ölmedim anne. Üstüme bir silah doğruldu sandım Rüzgar, beline dolandığında bir dalın Korktum, güldüm, kendime kızdım Bu gün de ölmedim anne. Bana böylesi garip duygular Bilmem niye gelir ,nereye gider? Döndüm işte; acı, yüreğimden beynime sızar src="http://img129.imageshack.us/img129/5868/chicken2qe7hx2.jpg" border=0>![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bismillahirrahmanirrahim 1- Yaratan Rabbinin adıyla oku!
2- O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı. 3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. 4- O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. 5- İnsana bilmediği şeyleri öğretti. 6- Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder. 7- Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için. 8- Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir. 9, 10- Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü? 11- Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur, 12- Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse? 13- Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse, 14- O adam, ALLAH’ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu? 15, 16- Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. 17- O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın. 18- Biz de Zebanileri çağıracağız. 19- Hayır, sakın ona boyun eğme (ALLAH’a) secde et ve yaklaş.
AyRıLıK VaKTi vs ....vs...Elime son kez aldim kagit kalemi, SeRSeRiDeN CeVaP...!
Bugün hiç beklemedigim bir anda, KıZıN aRKaDaSıNDaN SeRSeRiYe...!
Seni tanimiyorum serseri, SeRSeRiDeN aRKaDaSa...!
Bak kizim ben seni sevmedim daha en basta, aRKaDaSTaN SeRSeRiYe...!
Afedersin serseri yanlis yapmisim ben, SeRSeRiNiN oDaSıNDaKi NoT...!
.:.SANA GELIYORUM GÜZELIM, Bu dilek ve dualar sizler ve kendim için.Yüreği sadece iyilikle çarpanlar için....
Sevdiğim kim varsa, kendim de dahil, sevebileceğim herkes de dahil... Sağlığı iyi olsun. Kalbi ritmini çalsın. Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun. Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın. Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından güç eksik olmasın. Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın. Sevdikleriyle birarada olsun. Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın. Lafları birbiriyle başlasın. Nesi varsa, bölüşücek biri olsun; nesi yoksa, bulup getiricek biri olsun. Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın. Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın. Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. Onun yeri ayrı olsun. Onu soysun, başucuna koysun ama yalan uydurmasın. O herşeyine, her haline tek tanık olsun. Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun. Duyguların hepsi onda olsun. Kalbi buna teslim olsun. Bütün şarkılar onu anlatsın. Aşık olsun, sırılsıklam olsun. Kurumasın. Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun. Başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın. İbadet eder gibi, bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi, onu yapıp dursun. Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün. Daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün. O başkalarının bunu gördüğünü, dış gözüyle görsün, iç gözüyle işine baksın. Neşesi bol olsun.Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin. İçinde birşey durup durup zıplasın. Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın. Gürültü çıkarsın. Saçma şeyler söylesin. Çocuklukta en şımardığı ana, sık sık gidip gelsin. Nereye gidip geldiği bilinmesin. Değiştirmek istedikleri değişsin.İçte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın. Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın. Kapıda hep kamyonu dursun. Dilediği yere taşınsın. Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun. Bileği, bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin.Birşey ona sürpriz olsun. Günlerinden birgünü, bir pakete sarılı olsun. Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın. Bu gün üçyüzaltmışbeşten herhangi biri olsun. Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın. Öyle tahmini mümkün olmayan birşey olsun ki bu, hayatın zekasını anlatsın. Bir hayali gerçek olsun. Bir hayale gözünü yumsun. Peşinden koşup, onu sobelesin. Hayalini kendinden saklamasın. Bir çizgi filmde olduğunu, herşeyin mümkün olduğunu unutmasın. Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun. Duası gerçek olsun.Her kelimesine şükretsin. Tek satırına nazar değmesin. AMİN... ayrılık vakti
Hayati Her Zaman Bir Sınava Benzettim Her Sinava Girdigimde Bos Kagit Verdim Duygularimin Dili Olsada Kendimi İfade Edebilsem Hersey Anlamsiz Hersey Sacma Ve Hersey Basit Gelir Oldu. Bir Hayat Felsefesi Cizmistim Sana Ve Bana Labiretlerin İcine Düsme Diye Siper Ettim Acılara Kendimi Seni Kurtarmaya Calisirken Ben Yikildim Hücreye Benziyen Bir Oda ,Günesi Olmayan Bir Sabah Veee Bir Sigara İste Hayatima Yön Veren 3 Sey Sessizligine Yenildim…
Günes Dogudan Doguyor Peki Neden Doğu Karanlik Ve Biliyorum Günes Yarin Sabah Yine Doğacak Ama Benim Aşkim Dogmamak Üzere Batmis. Ay Gülümsedi Bu Gece Yüzüme Bakislarim Rehber Oldu Sözlerime Ne Günesin Dogusunu Ne de Ayın Bana Gülümsemesini İstemiyorum Artık.
Öfkem Sinirimden Degil,Öfkem Beni Kallesce Satmandandir. Saniyeler Saatleri, Saatler Günleri Kovalıyor Maziye Cizgi Cektim Ancak Beynim Bunu Almiyor Yaşanan Hersey Hayal Gibi Görünüyor Ama Gözlerime Klavuz Gerekmiyor Ne Gerek Var Ki Herseyi Karalamaya Ne Gerek Vardı Ki Herseyi Unutup Kacmaya
En Cok Neyi Özledim Biliyormusun? Cocuklugumu,Okul Sıramı Ve Kaybettigim Kendimi. Seni Özlemedim Cünkü Sen Seni Özlemem İcin Birsey Yapmadin. Okul Sıramla Derdimi Paylaşırdım Cocukken Düşlerle Yasardim Kendimleyken Kendimi Severdim İşte Sen Bu Üc Sey Kadar Değerli Olamasın
Sana Bir Müjdem Var…! Gözün Aydın. Artık Yaşlandim. Dizlerim Tutmuyor,Ellerim Titriyor Ve Yürüyemiyorum Mevsimler Geçmezdi Ama Sen Sonbaharımı Erken Getirdin Saçlarıma Aklar Düsürdün. Her Sonbahar Bir Bitişin Zirvesidir Ve Bende Zirveme Yetiştim.
Gülüp Gecesin Diye Yazmadım Bu Sözleri Sana Bir Gün Gelir de Dinler Ve Bir Dakika Olsa Bile Bir Zamanlar Beni Tüm Yüregiyle Seven Biri Vardı Diye YAZDIM BU SÖZLERİ SANA…!
Şimdi gidiyorsun!...Git!
Oysa senden tek bir damla istemiştim Sana kocaman bir deniz sunmak için... Şimdi gidiyorsun!... Git!
Ne zaman başladı bu hikaye Anımsamak zor... Gençtim Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım... Komazdı öyle üç-beş nöbetleri... Geceler içimi acıtmazdı böyle... Bir insan bu kadar eksilebilir mi! Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı Bu şehrin biryerlerinde... Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona... Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin!... O adam bendim unuttun mu! Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu ama! Seni unutamadı İşin kolayına kaçmadım...
Uğruna ölmedim yani Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep! Sen bunu da bilmedin!... Ben bir bakışına bin anlam yükledim!... Sen aşka kestirmeden gittin!... Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma Şimdi gidiyorsun!... Git! Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden Bütün ışıklarımı söndürüyorsun!... Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun!... Yazıklar olsun yazıklar olsun!!! Susuyorsun susuyorum susayacaklarım bitmiyor!... Hani sen sevdiğini Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin! Uzun lafın kısası yoktur
Anlatacağım çok şey var... Hoyrat bir rüzgar gibi geldin... Aklımı hayatımı dağıttın!... Şimdi gidiyorsun!... Git Daha ayrılığa bile çarpmadan Aşk bize döndü! Bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri Artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil Ama sana dokunmak da yasak bana!... Göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır Sen var ya sen! Yani şimdi Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı! Yani şimdi başkaları mı sevecek seni Ben saçlarını okşadığım zaman Ellerin öksüz kalırdı... Şimdi gidiyorsun git!!!
gerekli.....
tarihi evlerimiz
Yepyeni Osmanlı sokakları Eskişehir Odunpazarı Osmanlı’dan günümüze kadar ayakta kalmayı başarabilmiş eski tarihi evler ve bunlardan oluşan mahalleler zaman içinde yok olup gitti. Ayakta kalmayı başarmış ve restore edilmiş olanların sayısı da çok az. Eski Osmanlı evleri denilince herkesin aklına Safranbolu, Beypazarı veya İstanbul’daki Soğukçeşme Sokağı geliyor. Şimdi bu evlere Eskişehir Odunpazarı Evleri de eklendi. Bir hafta sonunda Eskişehir’e gidip, geçmişten günümüze bir köprü olan bu evleri görün. Modern hayatın içinden bir anda çıkıp kendinizi Osmanlı sokağında bulmak ve 100 yıl öncesinin evlerinin birinin içinde olmak istemez misiniz? Bu hiç de zor değil. Geçmişle gelecek arasında gidip gelmenizi sağlayan bu ortam, Eskişehir’in Odunpazarı semtinde gerçek oldu. Osmanlı’nın en güzel mimari özelliklerine sahip Odunpazarı evleri, restore edilerek artık günyüzüne çıktı. Bölge, 1973 yılından beri birinci derece sit alanıydı ve koruma altındaydı. Odunpazarı Belediyesi, sahip olduğu kültürel ve kentsel mirası gelecek nesillere aktarmak için, "Odunpazarı Evlerini Yaşatma Projesi" adı altında 2005 yılında işe koyuldu. Bu projeye başta Kültür Bakanlığı olmak üzere, Anadolu Üniversitesi Mimarlık Bölümü, sivil toplum kuruluşları, Vakıflar Genel Müdürlüğü de destek verdi. Proje çerçevesinde sadece evlerin restorasyonu değil sokakların altyapıları da yapıldı. Bazı evlerde restoran açılması, bazılarının otel haline dönüştürülmesi planlandı. Bir başka deyişle bölge iç ve dış turizme hazırlandı. Belediye tarafından uygulanan sokak sağlıklaştırma projesi, geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği 1’inci Ulusal Mimarlık Koruma Ödülü’nü de kazanmıştı. ULAŞIM ÇOK KOLAY Karayolu ve demiryollarının çoğu Eskişehir’den geçiyor. Bu nedenle ulaşım çok çeşitli ve kolay. (ESKİŞEHİR GAR YER ALTINA ALINIYOR. Eskişehir içindeki şehir ulaşım yollarının mevcut demiryolu hatlarını farlı noktalarda kesmesi nedeniyle, mevcut hemzemin geçitlere çözüm getirilmesi amacıyla Eskişehir Geçişinin yer altından sağlanması planlanmıştır. Eskişehir Gar'daki mevcut Yük ve Depo Merkezlerinin kent dışına çıkarılarak müşterilere daha etkin bir hizmet sunulması kapsamında Eskişehir Gar'da yapılan yük elleçleme ve depo bakım hizmetlerinin Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi mevkiindeki Hasanbey'e nakledilmesi planlanmıştır. Eskişehir Gar geçişi projesi toplam 3,5 km . uzunluğunda olup, 2251 m si kapalı kesit, 1251 m si ise U kesitli yarmadan oluşmaktadır. • Tünel içinde; ESKİŞEHİR'İN DİĞER İLLERE MESAFE CETVELİ
Konaktan çıkınca tam karşıda eski bir dükkanda mesleğini icra eden kalaycıyla geçmişe bir kez daha dönüyor, Beyler Sokağı’na giriyorsunuz. Belediye bu sokaktaki 27 evi restore etmiş. Dar sokak boyunca bitişik nizam yapılmış evler rengarenk boyalarıyla sizi bir film platosuna götürüyor sanki. Evler genellikle 2-3 katlı. Alt katları kiler, depo, kömürlük, ambar olarak kullanılmış. Cephelerinde küçük pencereleri var. Üzerlerinde geometrik motifler bulunan sokak kapıları genellikle at arabasının girebilmesi için iki kanatlı. Alaturka kiremitli ahşap çatılar, işlemeli saçaklar, köşe kırmalı duvarlar bu evlerin belirgin özellikleri. Avlu veya bahçeler evleri birbirinden ayırıyor. Duvarlar moloz taş, taşıyıcı duvarlar ahşap iskelet arası kerpiç ya da tuğla dolgudan yapılmış. İlginç evlerden biri de Hafız Ahmet Efendi Konağı. 1717 tarihli. Yüksek bahçe duvarıyla çevrili. Bahçe kapısından önce avluya sonra eve giriliyor. Klasik Türk evi temasında. Kurşunlu Camii’nde 22 yıl imamlık yapan İmam Hafız Ahmet Efendi’nin konağı o yıllarda resmi nikah olmadığı için imam nikahlarının da mekanı olmuş. Aynı zamanda bir lületaşı ustası olan Hafız Ahmet Efendi bu yeteneğini çocuklarına ve torunlarına öğretmiş. Konakta oturan 52 yaşındaki akrabaları Gülsen Cengiz, Hafız Ahmet Efendi’nin torunlarının yaptıkları lüle taşı asayı Eskişehir’i ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk’e hediye ettiğini, asanın halen Anıtkabir Müzesi’nde sergilendiğini belirtiyor. Konakta restoran da var. 2 MİLYAR YTL HARCANDI Yürümekten yorulursanız, oturun semtin kahvehanelerinden birine, alın elinize susamlı bir simit ve çay söyleyin. Bir yandan evlere bakarken diğer yandan çevredekilerle sohbet edin. Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi kapsamında başlatılan çalışmalar için 2 milyar YTL harcandığı söyleniyor. Beyler Sokağı’nda başlayan restorasyon ve sokak sağlıklaştırma projesi sırasında 27 evin çatı ve dış cephe restorasyonu yapıldı. 2007 yılı sonlarında sekiz mahalledeki toplam 100 ev elden geçirilmiş olacak. lüle taşı
eskişehirŞehirlerin her zaman kendilerine has ruhları oluğunu düşünürüm. Bir şehirden belki bir parça keyif, belki bir parça hüzün, belki bir parça mutluluk alabilirsiniz. Eskişehir'den alabileceğiniz ise, büyük bir parça huzurdur. Tren yolculuklarını sever misiniz? Eskiden "Kara Tren" denirmiş, sevenleri birbirinden ayırdığı için olsa gerek. Tren istasyonları, ayrılıkların hüznü, buluşmaların sevincinin yaşandığı nice duygulara tanıklık etmiştir. Zaman içinde istasyonlardaki yaşanan duygular değişemese de trenlerin rengi ve konforunda oldukça büyük değişimler yaşandı. Özellikle İstanbul'dan kalkan ve Eskişehir'e 4 saatte ulaşan Başkent Ekspresi trenlerin en modern olanı. Hem diğer ulaşım araçlarına kıyasla daha uygun fiyatlarla hem de konfor içinde yolculuğunuzu tamamlamak isteyenler için trenler oldukça iyi bir tercih. Trenle bir çok ulaşım aracının artı ve eksi yönleriyle kıyaslanabilir ama bana göre trenlerin en büyük artısı yolculuklarınız sırasında oturmaktan sıkıldığınızda kompartımanların arasında yürüyüşe çıkmanızdır. Trenlerde bulunan yemekli vagonda ise bir taraftan camın arkasından geçtiğiniz yerlerin manzarasını içinize çekerken bir yandan da afiyetle yemeğiniz yiyebilirsiniz. tren seferlerini görebilmek için:tıklayınızEskişehir bildiğiniz gibi Türkiye'nin en büyük üniversite kampüsü olan Anadolu Üniversitesi'ne sahip bir şehir. Yolunuz Eskişehir'e düşerse ilk ziyaret edeceğiniz yer Anadolu Üniversitesi kampüsü olmalıdır. Geleceğin kurucuları gençlerin, ışıl ışıl parlayan gözlerini görmek, onların neşesine, merakına, heyecanına tanıklık etmek ve gelişmiş bir eğitim kurumunun hoş bahçesini, geniş alanını görmek isterseniz üniversite kampüsünü mutlaka ziyaret etmelisiniz. Anadolu Üniversitesi'nin Eskişehir'in gelişimine büyük katkıları oldu. Şehir, üniversite sayesinde resmen öğrenciler tarafından istila edilmiş bir hal aldı. Çok güzel bir öğrenci şehri olarak kabul edilen Eskişehir, öğrenciler sayesinde gerek yaşam standartı, gerek yemek tarzı, gerek alışveriş kültürü, gerek de pahalı bir şehir olmamasıyla modern ama bir o kadarda özünden bir şey kaybetmemiş bir şehir olarak geliştikçe gelişti ve hala da gelişmeye devam ediyor. Kimilerine göre Eskişehir ufak bir şehir. Eğer bir şehri sadece merkezinden ibaret olarak düşünüyorsanız size küçük gelebilir. Ama unutmayın Eskişehir, Türkiye'nin en büyük illerinden biri. Ayrıca son zamanlarda Eskişehir'e gidenler bilir, biraz merkezin dışında kurulan küçük küçük sitelerle, sınırlarını aşma yolunda hızla ilerliyor. Eskişehir'in yaşam tarzı ve modern alanlarından sonra merkezine de bir göz atmakta yarar var. Kışın ayaz soğuğu sayesinde donmasıyla meşhur olan Porsuk Çayı'ndan bahsederek başlayabiliriz. Özelliklede temizlenmiş ve üzerinde motorlarla gezi yapılabilen Porsuk Çayı için Venedik yakıştırması belki biraz abartı olur ama en azından gözünüzde bu muazzam manzarayı canlandırmanıza yardımcı olur. Küçük motorlarla gezi yapmanızı ve özellikle Porsuk Çayı'nın gece renkli ışıklarla aydınlatıldığında enfes olan görünüşünü seyretmenizi tavsiye ederim. ![]() Gelişiminden bahsederken Eskişehir'de yeni kurulan tramvay hattını da unutmamak gerekiyor. Otogardan başlayan tramvay Osmangazi ve Anadolu Üniversitesi'nden SSK'ya kadar gidiyor. Tramvayın trafiğe kapalı olan Doktorlar Caddesi'nde bir ileri bir geri hareket etmesi modernliğe atılan büyük bir adım gibi seriliyor gözler önüne... ![]() Eskişehir'de, modernleşme kavramından anlaşılan sadece teknolojik gelişimler değil. Şehir yavaş yavaş adeta bir kültür mozaiğine dönüşüyor. Sokaklarda bulunan heykeller, yeni açılan tiyatro ve gösteri merkezleri ile Eskişehir, kültür alanında da değişimin yeni yüzü gibi... Modernlikten bahsetmişken son moda cafelerden, hoş dekorasyonlu restoranlardan bahsetmemek olmaz tabii. Yemek yiyebileceğiniz ya da keyifli dakikalar yaşayabileceğiniz nezih mekanlar arıyorsanız adresiniz; Kızılcıklı ve Doktorlar Caddesi olmalıdır. Birbirine dikey bulunan bu iki cadde adeta Eskişehir'in kalbi gibidir. Burada lüks restoranlar, hoş cafeler ve alışveriş yapabileceğiniz mağazalara rastlayabilirsiniz. Eğer hoş bir mekan arıyorsanız; Porsuk Çayı'nın manzarasında bulunan cafelerden bir tanesine oturup çayınızı yudumlayabilirsiniz. Eğlence Hayatı Hiç Yabana Atılacak Gibi Değil Eskişehir eğlence hayatı konusunda da hiç yabana atılacak bir şehir değil. Özellikle eskiden meyve hali olan fakat sonradan restore edilip hoş bir eğlence mekanına dönüştürülen Haller Gençlik Merkezi, arnavut kaldırımlı zemini, tavanda bulunan büyük avizesi ve orta kısmındaki masaları ile çok nezih ve gidilesi bir yer. ![]() ![]() Eğlenmek için canlı müzik yapan bir yer arıyorsanız, Hayal Kahvesi bu konuda tam size göre bir yer. Açık ve kapalı bölümleri bulunan mekanda, kış aylarında olmamız ve Eskişehir'in kuru soğuğu nedeniyle kapalı olan bölümünü tavsiye ederim. Girişte belli bir ücret ödenen mekanda gençler ve kendini genç hissedenler için eğlenceli bir yer. ![]() Eskişehir'in modernliğinin içinde kaybolmamış özellikleri de yok değil. Özellikle Eskişehir kaplıcaları ile meşhurdur. Hamamlarında şifa aramak ya da sadece sıcak suyun rahatlatıcı etkisine kendini bırakmak isteyenlere Hamam Yolu Caddesi'ne uğramalarını öneririm. Şehrin bir diğer özelliği olan lüle taşı ise evinize dönerken sevdiklerinize armağan edebileceğiniz bir hediye olacaktır. Esnaf Sarayı adı verilen 3 katlı alıveriş merkezinde lüle taşı satan bir çok mağaza bulabilirisiniz. Tespihler, çeşitli objeler ve özelliklede pipolar orijinal ve çok güzel. Gelişim ve değişim sizi heyecanlandırıyorsa, koşuşturmaca, stres ve kalabalığın varolduğu büyük şehirlerden yorulduysanız, büyük bir parça huzur bulabileceğiniz bir yere gitmeye ihtiyacınız varsa Eskişehir tam size göre... |
|
|